İş bu ya, sen en afili cümlelerini kurmaya başladığında düşüverir aklına olmayan yalnızlığın olmayan derdi. Mesefaler fizikidir, sen kalbine sorarsın ne kadar uzağa gittiğini. Oyun oynar sana üstü başı dağınık bir sokak çocuğu gibi; o yanında yatıyorken özlettirir içten içe. Yine o çocuk, umarsız tavrıyla eve koşuyormuş gibi çarpar aniden.
Ah biriciğim... yine aynı otogar hüznü gözlerimde. Sarılıp dönüvermek ne zor şimdi yürüdüğümüz yoldan. Kelimelere yeni anlamlar seçmek ne kaliteli ayrılış, hoşça kal derken gülümseyerek.
Gün gibi batsın şimdi son dokunuşun hatırası. İyisimi sen aklına düştüğüm an, seni en son nasıl öptüğümü hatırla...
0 yorum:
Yorum Gönder