Bir dokunsan şimdi, tüm çocukluğum ellerinde kalacakmış gibi. Ellerinde kalacak da yok zamanlarımı parmaklarının arasından geçirip usulca kenara koyacaksın gibi.
Bilmediğim bir şeyler öğretiyor gülüşün. Bir bebeğin dünyaya gelip kendini bilmeye başladığı zamanların tadı var damağımda. Dudaklarının kenarında açtığın parantez, sözlerini saklıyor içine. İşte en güzel uyanışım karşımda...
Esir olmuş kelimelerimin bağını çözüyorsun yavaştan. Şiirlerin öznesi sen, yüklemine türlü türlü fiiller yakıştırıyorum. Öyle ya, her biri tam üstüne biçilmiş birer elbise gibi. Özlemek, dokunmak, sevmek... Daha birçoğu.
Sen artık uyuyup uyanışımda, dalgın bakışımda, attığım adımımdasın. Bütünüyle bir zaman sunuyorum sana. Saniyeleri sen böl parçalara. Böl ki sarılmalarımız uzadıkça uzasın mapusta bir gece kadar. Böl ki akreple yelkovan düşmanımmış gibi bakmayayım bir duvar saatine.
İnan seninle edip canseverin karanfilini büyütebiliriz içimizde. Yüzüne dokunurken, ben karanfile meylediyorum. Meylimden öpsene beni...
0 yorum:
Yorum Gönder