Bazı sokaklar karanlıktır, öyle ya, bir ışık aydınlatsa diye geçilmez o sokaklardan. Karanlık olduğunu bilirsin ve için karanlık çeker. Geçersin.
Bazı sokakların sonu denize çıkar. Görmek istedikçe denizi adımlarını sıklaştırırsın. Her adım bir "ha gayret!"tir yorulan dizlerine. Sonunda takatin bittiğinde sağdaki mezarlığı farkedersin. Ölü bedenlerin soğuk rüzgarı geçer içinden. Geri dönersin çekilmiş ruhunla.
Bazı sokaklar panayır gibi gelir yorgun cümlelerine. Dinlenirsin, soluklanırsın bir akşam üstü kaldırımında. Derken çocukların şen kahkahası basar her yanı. Dönme dolaplar, atlı karıncalar... Ne cümbüş ama! Mutluluk yorar, gülümsemenin ortasında. Çeker gidersin.Bazen bazı sokaklar yasaktır. Önceleri bir iki yolunu değiştirsen de bir gün olacağını hep bildiğin şeyi yaparsın. Yağmurlu bir günde koşarsın sokağı gösteren tabelanın hizasından. Islanırsın, kalbinle, ruhunla. Sırılsıklamlığın umrunda olmaz, artık o sokağın soğuk ve soluk beton evlerini tanımış olursun.
Bazı sokaklarsa tanıdık bildik hissi verir. Köşeyi döndüğünde evine varmanın huzuruyla yürürsün. Nereden gelirsen gel o sokakta adımlarını yavaşlatırsın. Yere basmanın hazzı sarar etrafını. Ama bu hızla hayatı yakalamak mümkün gelmez, gidersin...
Bazı sokaklardan sadece geçilir. O sokak bir caddedir, eski apartmanları, içinde rakı içilen pasajları, kendini yolda bulan insanları usulca uyaran tramvay çanı, belki sağına baksan Galata'nın gülümsemesi... Sen sadece geçmeyi istersin. Gri yollardan başka hiç bir şeye bakmazsın. Halbuki kafanı kaldırsan gökyüzü gülümsüyor... Ancak başkasının olmasını gerektirecek kadar temiz o mavilik, geçip gidersin...
Bazı sokaklar yüksekte kalır. Yürümen, bayırları tırmanıp terlemen gerekir. Yorulursun, vazgeçersin yarı yolda. Yolun diğer tarafını merak ede ede inersin çıktığın yokuşu. Yok saymanın huzuru ele geçirir adımlarını ve hızlanırsın. Bildiğin meydanlara çıkarır yol seni.
Bazı sokakların da duvarları vardır. Mahalle arasında kalmış, evlerin arka yüzlerinden kalan boşluktan kendini yaratmış, karanlık, dar sokaklar. Uzun sürmez o sokakların yürünmesi. Bir heyecanla girdiğin o sokağa çıktığında bakarsın ki on adımcık... Hevesin de arayışın da yarım yamalak kalır. Sonra farkedersin ki sana sırtını dönen duvarların içi bir ev, evin önü çiçekli bahçeler... Bahçeyi göremeyişine, duvarların bir pencere açmamasına hayıflanırsın. Sonra sana gül bahçeleri vaadetmeyen o soğuk benizli sokak girişini anımsarsın; bir de kendine, arkası sana dönük olanın senin geçip gidişini göremeyeceğini hatırlatırsın. Ne büyük yenilgi ve zafer.
Bazı sokaklardan da fener alayı geçer. Marş adımlarını bayram sevinci karşılar meydanda. Flamalar, göz alan meşaleler, sirenler, ellerinde balonlarla çocuklar, ışıklı vitrinler... Kutlamaya değer her şey karşında. Kalabalığa karışırsın. Hiç bir şey senin tasarın değildir, akıp giden şölenin ritminde adımlarsın. Çoşkuyla dolar gözlerin. İşte böyle bir sokaktan geçmeli...
31.08.2022
23.23
Silivri
0 yorum:
Yorum Gönder